Filistin halkı kıyameti yaşarken tüm İslam alemine hayırlı bayramlar dilerim.
Madem bayramdır gelen bağrımdaki taş nedir?
Eller gülüp oynarken gözümdeki yaş nedir?
Halimi çeken bilir, dertsize kolay gelir.
Sabrı vermezse Mevla, dağlardan ağır gelir.
Gam keder bilmez kimi bu ağrılı baş nedir?
Can kafesinde mahpus, boynu bükük kuş nedir?
Halimi çeken bilir, cahile kolay gelir.
Sabrı vermezse Mevla, dağlardan ağır gelir.
Yusuf Özbey’in bu dizelerini okurken ister istemez Filistin halkının bayram günü yaşadıklarını düşünmeden edemiyor insan. Maalesef ama maalesef tüm dünyanın gözü önünde Filistin’de büyük bir kıyım ve katliam yaşanmakta. Çocuk, yaşlı, kadın hasta dinlemeden zülüm ve katliamlar şiddetini giderek arttırmakta. Hastaneler, okullar evler ve tüm binalar her gün bombalanmakta, içme sularına betonlar dökülüp halkın sulara erişimi engellenmekte, fosfor bombaları ile acı çekerek ölmelerine sebep olunmakta, halka yardım gitmesi engellenerek açlığa ve ve susuzluğa maruz bırakılmakta, idamler ve daha neler neler…
Filistin’de bayram sabahının bombalar ve katliamlar ile başlaması ise İslam alemi için başka bir durum.
FİLİSTİN KIYAMETİ YAŞARKEN TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLI BAYRAMLAR DİLERİM
Ebu Davut ve Melahimde 5 de geçen bir hadis-i şerifte Resülullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “ Öyle bir zaman gelecek ki aç insanların yemek kabına üşüştüğü gibi kafirler sizin üzerinize üşüşecekler. “ sahabe soruyor “ Ey Allah’ın Resulü o gün sayımız az olduğu için mi ? Resulullah (s.a.v) buyurdu ki: “ Hayır, çok olacaksınız ama sizin çokluğunuz su üzerindeki saman çöpünün çokluğu gibi olacak, ağırlığınız olmayacak . Birde vehm hastalığına yakalanacakksınız.’’ Sahabe Vehm hastalığı nedir diye sorduğunda
Efendimiz (s.a.v):’’Dünyayı çok seveceksiniz, ahireti unutacaksınız.’’ Şeklinde buyurur.
Hadis-i Şerifte belirtildiği gibi bugün islam aleminin sayısı oldukça fazla ve saman çöpü gibi ağırlığı oldukça az yine dünya giderek çok sevilmekte ahiret ise unutulmaktadır.
İslam alemi asırlar boyu dünyada merkeziyetçi bir yapıya sahip olup huzur ve refahı temin etmeye çalışmasının akabinde yavaş yavaş bu konumunu kaybedip sömürü altına girmeye, zülüm ve katliamlara maruz kalmaya kadar geçen sürenin temelinde bu durum vardır şüphesiz.
Dünya sevgisi ve ahireti unutma islam alemini öyle bir gaflete düşürmüş ki kafirler üzerine üşüşürken zulüm ve katliamlarına devam ederken hâlâ Uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler, İnsan hakları gibi insanı ve insani değerleri koruma adı altında zülüm araçlarından medet umar halde.
Halbuki Nur Suresinin 52.ayetinde Allah (c.c) : “Kim Allah’a ve Resulü’ne itaat eder, Allah’tan korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar ebedi başarı ve mutluluğa erenlerin ta kendileridir.” Şeklinde buyurarak kendisine ve Resulüne uymayı emretmektedir.
Enes b.Malik’in Buhari de naklettiği bir hadis-i şerifte Resulullah(sav.) şöyle buyurmuştur.”Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun, br müslümanın din kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal olmaz!’’
Enfal Süresinin 46. Ayetinde ise Allah (c.c):” Allah ve Resulü’ne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin; yoksa korkuya kapılırsınız ve kuvvetiniz elden gider. O halde zorluklara sabredin, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.’’
Şeklinde buyurarak birçok hadis ve ayetlerde de olduğu gibi ümmetin birlik ve beraberlik içerisinde olması gerektiğini özellikle vurgular aksi halde düşmanlar ve bozguncular tarafından hedefe alınarak bugün olduğu gibi dünyada yaşanan zülüm ve katliamlara maruz kalınacağının kaçınılmaz bir gerçek olduğunu bize bildirir.
Eğer ki islam ümmeti bir araya gelmez bir birlik ve beraberlik sergilemez ise zülüm ve katliamların odağı haline geleceği ve zulmün tüm islam alemini kuşatacağı aşikardır.
Şura Suresinin 46.ayetinde Allah (c.c): “ Allah’tan başka onlara yardım edecek bir dostları yoktur. Allah bir kimseyi saptırdı mı, artık onun için hiçbir kurtuluş yolu bulunmaz.” Şeklinde buyurmuştur.
Sonuç olarak islam Aleminin batıdan medet ummak ve batıya uyarak batının türlü oyunları ile aralarındaki çekişmeden kurtulup Allah (c.c) ve Resülü’ne itaat edip birlik ve beraberlik içerisinde olmaları gerekmektedir.
Umarım İslam alemi dalmış olduğu bu gafletten kurtulur Allah ve Resulü’nün buyruklarına uyarak yeniden merkeziyetçi bir yapıya bürünüp dünyaya insanlık dersi verir.