öncelikle sizi tanımak isterim . Aytekin Yazar kimdir? Bize kısaca bireyselden , mesleki geçmişinizden ve yazarlık yolculuğunuza nasıl başladığınızdan bahseder misiniz?

1959 Artvin'in Şavşat Savaş köyünde yaşam yolculuğuna başladım. İlkokulu bitirinceye kadar köyde kalana kadar. Daha sonra babamın görevi nedeniyle köyden ayrılmak, Anadolu'nun birçok bölgesinde bulunuyordu. Liseyi Manisa Kız Öğretmen Lisesinde bitirdim. Üniversite süreci Muğla ve Denizli Eğitim Enstitüsü, Bolu Eğitim Yüksek Okulu'nda devam etti. Daha sonra Anadolu Üniversitesi İşletme ve Felsefe bölümü tamamlandı. Ayrıca aile yatırımı, çocuk gelişimi ve psikolojik gelişim sertifikalarım bulunmaktadır.

1000799095Siyasi olaylarla bağlantılı olarak cezaevinde yattım. Sonrasında iş yaşamı derken İzmir’de özel bir okulda danışmanlık yaptım. Uzun yıllar bu görevi sürdürürken doksanlı yıllarda siyasi bir dergide yazmaya başladım, yine bu süreçte “Kimlik” adında çocuk gelişimi dergisinde eğitimle ilgili yazmaya devam ettim.

Yazarlık serüveninizde sizi en çok etkileyen olaylar veya kişiler neler oldu? Bu süreçte dönüm noktası olarak gördüğünüz bir an var mı?

Dergilerde yazarken bir taraftan da kitap çalışmalarımın hazırlıklarını yapıyordum. Kitap çalışması ancak iki bin yirmilere doğru gerçekleşebildi. Yazarlık sürecimi etkileyen olgularda toplumsal eşitsizlikler, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, kadınlara, çocuklara ve hayvanlara yönelik şiddet etkileyici olmuştur. Dönüm noktası denebilecek herhangi bir somut durum olmadı fakat bir bütün olarak toplumsal meseleler belirleyici olmuştur.

1000799091Yazarlık hayatınızdakiolmazsa olmazkuralınız nedir? Yazarken asla taviz vermediğiniz bir ilke veya çalışma disiplininiz var mı?

Yazarlık hayatımda olmazsa olmaz bir kurala vurgu yapacaksak eğer şöyle diyebiliriz: Toplumsal gerçekliklerden kopmadan, ele alınan konuyu somut gerçekliklerden uzak tutacak şekilde herhangi bir yüzeyselliğe kapılmadan ele almak diyebiliriz.

Eserlerinizde genellikle toplumsal ve psikolojik temalara yer veriyorsunuz. Psikolojik danışman olmanız, yazılarınızdaki konu seçimlerini ve bakış açınızı nasıl etkiliyor?

Sonuçta bütün her şey insan temellidir. Her bilimsel disiplin insanla ilgili bir meseleyi farklı bir temelde ele alır. Sosyoloji, etik, felsefe, epistemoloji, ekonomi, politik, siyaset felsefesi bunlar özünde hepsi birbiriyle ilintilidir. Psikoloji bu bütünlük çerçevesinde insanın özüne dönük bir alandır. Yani toplumsal olguların bireyde ortaya çıkardığı tutum, davranış, psikozlar, hisler, duygular vs. Bu nedenle bireyi ele alırken de bu toplumsal olgularla bağını ortaya koymak gerekir. Diğer türlü sağlıklı bir veri elde etmek ve çözümleme yapmak olası değildir. Marks’ın deyimiyle “İnsanın özü her bireyde var olan tek tek soyutlama değildir, insanın özü toplumsal gerçekliğin bireyde yansımasıdır.” Konuları bu bağlamda ele almaya çalışıyorum.

BİZDENBİL DERGİSİ MAYIS SAYISI YAYINDA ( BAYRAM ÖZEL SAYI )
BİZDENBİL DERGİSİ MAYIS SAYISI YAYINDA ( BAYRAM ÖZEL SAYI )
İçeriği Görüntüle

Psikolojik danışmanlık sürecinde daha çok hangi alanlarda destek veriyorsunuz?

Danışmanlık süreciyle ilgili herhangi bir konu sınırlaması yok. İnsanlar zaten birbirine benzer sorunlarla karşı karşıya ve her sorun başka bir sorunla bağlantılı.

Danışanlarınızın en sık karşılaştığı sorunlar nelerdir ve siz bu süreçte nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?

Danışanlar yukarıda belirttiğim gibi benzer sorunları yaşıyor. Somutlaştırmak gerekirse yabancılaşma, yoksunluk duygusu, kendini değersiz hissetme, iletişim bozuklukları, depresyon gibi sorunlar. Bu sorunları ele alırken kişilerin bakış açılarını değiştirmek, evren anlayışları konusunda farkındalık yaratmak, içsel çatışmaları gidermeye çalışmak temel yaklaşım yöntemleri olarak öne çıkarmak gerekiyor.

Yazarlık ve psikolojik danışmanlık arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Bu iki alan birbirini besliyor mu yoksa zaman zaman zorlayıcı olabiliyor mu?

Yazarlık ve danışmanlık arasındaki tek fark sözlü iletişimden farklı olarak yazım dilini kullanmak ama konuyu ele alış biçiminde bir değişiklik olmuyor.

Yazılarınızda toplumsal meseleleri işlerken özellikle dikkat ettiğiniz kırmızı çizgiler veya hassasiyetler var mı?

Toplumsal meseleleri ele alırken kabul gören değerlerin, tutum ve yaklaşımların sınırlarını olabildiğince zorlamak, kalıp yargıları kırmaya çalışmak kırmızı çizgimdir diyebiliriz. Bundan ödün vermemeye çalışıyorum.

Okurlarınızdan gelen geri dönüşler sizin için ne ifade ediyor? Sizi en çok etkileyen bir okur yorumu oldu mu?

Okurlardan genellikle çok olumlu geri dönüşler alıyorum ama özellikle Ayşe Gezer adlı okurumdan gelen yorum ve yaklaşım çok özel ve anlamlıydı.

Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeler nelerdir? Yakın zamanda okuyucularınızla buluşturmayı planladığınız bir kitap, yazı dizisi veya farklı bir çalışma var mı?

Yeni projelerim elbette var. Felsefeyle ilgili, çocuk gelişimi konusu ile ilgili günlük yaşam koşullarım ne derece uygun olur onu gösterdi. Bu arada yayınevinin projelerinde yer almaya devam ediyorum.

Son olarak , yazarlık yoluna yeni adım atmak isteyenlere ne gibi tavsiyeler verirsiniz?

Yazarlık düşünen arkadaşlar mutlaka büyümeli, ama öncelikle yaptıkları çalışmalar daha önemlidir, yazmak arkadan gelir. Her zaman kararlılığı çok önemli ve doludur. Sayfanızda bana yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Okurlarımıza en içten sevgilerimi iletiyorum.

IMG 20260612 W A0003